2 Temmuz 2011 Cumartesi

Ülker'den Yeni Bir Stratejik Ortaklık- SCA ile İşbirliği

Şirket satınalmaları veya birleşmelerine yönelik analizler yapılırken çok defa bu ortaklığın getireceği katma değer sayısal rakamlar üzerinden hesaplanır. Muhtemelen son zamanlarda hem şirket satın alan hem de şirket satan Ülker Grubu da her satınalma, birleşme  veya satma işlemi öncesinde yoğun  finansal analizler, senaryo değerlendirmeleri ve simülasyonlar yapıyordur. Bunlar işin teknik konuları. Ben bu yazıda Ülker grubunun Komili Şirketinindeki payının yarısını SCA gibi temizlik kağıdı, paketleme, hijyen ürünleri alanlarında dünyanın en büyük üç beş kuruluşundan birisi olan bir kuruluşa satmasının getireceği finansal faydayı bir kenara bırakacağım. Sayısal değerler üzerinden yola çıkarak bu stratejik ortaklığın yaratacağı sinerjinin faydalarını tahmin etmekten ziyade sayısallaştırılması zor olan ama uzun vadede şirket kültürünü olumlu yönde etkileyerek toplumla barışık, devletle barışık, çalışanıyla barışık, müşterileriye barışık bir iş felsefesi oluşturabilmek için çağdaş yönetim bilimlerinde ön plana çıkan üç kavramdan bahsedeceğim. Bunlar sırasıyla etik değerler, sürdürülebilirlilik ve inovasyon.

SCA bilindiği üzere bu üç alanda da dünya çapında haklı bir şöhrete sahip firma. SCA, etik değerler konusunda küresel bir enstitü olan Ethisphere Enstitüsü tarafından her yıl yayınlanan Etik Şirketler sıralamasında son dört yıldır ön sıralarda yer alıyor ve temizlik kağıdı endüstrisinde bu sıralamaya girebilen tek şirket. Bu sıralamalar çok titizlikle yapılıyor ve binlerce şirket arasından 38 farklı endüstride yer alan toplam 110 şirket belirleniyor. Doğal olarak sıralamaya girerek rakiplerinden kendilerini farklılaştıran bu şirketler etik değerlere uyumu şirket yasalarında yazılı standart bir metin olmaktan çıkarıp doğrudan doğruya iş yapış biçimlerinin ayrılmaz bir parçası haline getiriyorlar. SCA'nın temel değerleri olan Saygı, Sorumluluk ve Mükemmellik ilkeleri ile sürekli uyum içinde olması inanıyorum ki Ülker Grubu ile yaptığı stratejik ortaklıkta da etkisini gösterecek ve Komili'nin pazarlamasını yaptığı ürünlerin ekosisteminde etik değerlere uyum öncelikli konulardan birisi olacak.

SCA etik değerlere uyum konusunda sürdürülebilirliliği bünyesinde oluşturduğu etik kurulu ve sürekli yapılan iç değerlendirmelerle sağlayabiliyor. Böylesine iyi uygulamaların hızla Türk şirketleri tarafından kopyalanıp kurum kültürlerine enjekte edilmesini çağıyla yeniden hesaplaşma dönemine girmiş Türkiye için çok hayati bir konu olarak görüyorum. Özellikle üst yönetim yolsuzlukları, bireysel çıkar ilişkileri etrafında gelişen katma değer yaratmayan örgütlenme biçimleri, evrensel değerlere uyum göstermeyen bir çalışma kültürü gibi yaralarımıza merhem olacak bu iş süreçlerini hızla kopyalamamız gerekiyor.

Ülker grubu da bu iyi örnekleri sadece Komili ile sınırlı tutmayıp Komili'nin pazarlamasını yapacağı ürünleri üreten grup bünyesinde yer alan Tül Kağıt gibi kuruluşlara da yayabilirse Türkiye taklit edilmesi zor bir iş modeli ile piyasaya çıkacak bir şirket yanında etik değerleri ön plana çıkaracak bir kurum kültürü ile de toplumun tamamını kuşatarak sadece cüzdanları değil gönülleri de kazanabilir. Bu konu üzerinde pazarlama dünyasında ne kadar duruluyor bilmiyorum ama GELECEĞİN DÜNYASI CÜZDANLARI KAZANMAYA YÖNELİK DEĞİL GÖNÜLLERİ KAZANMAYA YÖNELİK BİR DEĞERLER SİSTEMİ ÜZERİNDE GELİŞECEK. Günümüzün dünyasının öncelikli hedefinin cüzdan olması oluşturulan stratejileri hep bir bakıma eksik ve sakat bırakmıştır. Pazarlamacılar ürün stratejilerinde duygusal boyut gibi kavramları ortaya çıkarmıştır ama uygulamaya bakıldığı zaman esas hedefin cüzdan olması meseleye bakış açısının da çarpık olmasına neden olmuştur. Örneğin bir yakınım vasıtasıyla tanıdığım bir kuruluş bir zamanlar yüksek şirket değerine rağmen, Türkiye'de yükselen yeni tüketici sınıfın gönüllerini kazanamadığı için hızla değer kaybetmişti. Diğer taraftan kuruluş bünyesinde etik değerler, sürdürülebilirlilik gibi konularda oldukça şık görünen yazılı metinlere rağmen etik dışı politikalar sorumsuzca yürütülebiliyor, bir taraftan çevreye saygı denilirken diğer taraftan çevreye her türlü zarar verilebiliyordu. Hesapların bile üst yönetim için uydurulabildiği, kurum başarısından ziyade bireysel çıkarlara dayalı bir yönetim çetesinin yer aldığı bu şirkette zaman içinde doğal olarak büyük yıkımlar yaşanmış, yönetim zafiyetini gördükçe çaresizlikten bunalan değerli çalışanlar şirketten ayrılmıştı ve daha da ilginci şirket bir kaç senede eriyip giderken yönetim üzerinde hakimiyet kurmuş olan bu zümre  rakipler büyük vizyonlar peşinde koşarken artık işi gücü bırakmış magazinsel konularla, ofis politikalarıyla zaman geçirip duruyordu. Astlar sürekli şirketten ayrılıyor ama üstler doğal emeklilik yoluyla seleksiyon dışında değişmiyordu. Yaşanılanlara da şirket değişim sürecine girdi denilmesi ayrı bir çelişki oluşturuyordu. İyi yönde değişen bir şey yoktu. Basiretsizlikten, beceriksizlikten, liyakatsiz adamlarla çalışmayı tercih edip diğerlerini sistem dışına iten kurum kültürü nedeniyle şirket kısa sürede bir zamanlar büyük finansal değere sahipken yukarda saydığım nedenlerden dolayı bırakın yatırımcıları rakiplerinin bile önemsemediği, artık stratejilerini oluştururken bir karar değişkeni olarak görmediği bir şirket haline gelmişti. 11 yıldır iş dünyasında bulunan bir profesyonel olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki sürdürülebilirlilik için etik değerlere uyum göstermek bir zorunluluk. Etik değerlerin safdışı bırakıldığı yönetim kültürleri bulunan şirketlerin sürdürülebilir bir iş modeli yaratması imkansız. Özellikle bilginin hızla yayıldığı günümüz dünyasında milyonda bir ihtimal bile değil.

SCA etik değerlere 100% uyum ile sürdürülebilirlilik yolunda çok önemli bir safhayı geçmiş oluyor. Diğer önemli safha ise inovasyon. SCA bu alanda da öncü bir şirket. Sadece youtube'da yer alan bu videoyu izlemeniz SCA'nın ne kadar inovatif bir kurum kültürüne sahip olduğunu görmek için kafi gelecektir.
http://youtu.be/KJIXaPDdFds

Son olarak Ülker Grubu'nu böyle bir şirketle ortaklık kurarak Türkiye'ye etik değerler, inovasyon kültürü ve sürdürülebilirlilik gibi çok önemli üç konuda en iyi uygulamaları taşıma olasılığını yarattığı için kutluyorum. Ülker Grubu'nu, SCA'yı, Tül Kağıt ve Komili Şirketlerini izleme listeme aldım. Attıkları her adımı yakından izliyor olacağım. Zira çok ilginç çağdaş iş modelleri ile pazarda ne kadar başarılı olacaklarını gerçekten çok merak ediyorum.

Türkiye Temizlik Kağıdı Sektörü İle İlgili Diğer Yazılarım:
  1. Değer Ağının İnovasyona Etkisi: İpek Kağıt, Hayat Kimya ve Tül Kağıt Örnekleri 
  2. Temizlik Kağıdı Sektörüne İvme Kazandırabilecek Bir Stratejik Satınalma 
  3. Temizlik Kağıdı Sektörünün En Yeni Markası: Komili Konfor 
  4. Ülker'den Yeni Bir Stratejik Ortaklık- SCA ile İşbirliği 
  5. Temizlik Kağıdı Sektörü Büyümeye Devam Ediyor: 2015 sektör tahminim  
  6. Temizlik Kağıdı Sektörü Büyümeye Devam Ediyor: Revize Edilmiş 2015 sektör tahminim  
  7. İpek Kâğıt’ta artık tek söz sahibi, Eczacıbaşı
  8. Endüstri Arz eğrisi ve Denge Fiyatının Belirlenmesi: Finansal Analistler İçin Eğlenceli Bir Araç 

2 yorum:

Yüksel Özbek dedi ki...

Taner bey , Olayları çok yakinen takip ediyorsunuz.Yorumlarınız gerçekçi ve mükemmel.Sizi tebrik ediyorum.

T.he Pasifik dedi ki...

İltifatınız için çok teşekkürler Yüksel Bey. Blogumun felsefesine uygun iyi örnekleri gördükçe izliyor ve başkaları için de örnek olarak değer yaratması için yazılarımla paylaşıyorum.